Türk güvenlik teşkilatlarına ait delillerin kayda geçirilmesine savunmanın itirazı 35. celsede, savunma, Türk kurumlarının Federal Başsavcılığa ilettiği belgelerin kanıt olarak kayda geçirilmesine itiraz etti. İtirazı burada küçük değişikliklerle belgeliyoruz. (Ne yazık ki belgenin tamamını çevirme olanağımız yok.) Savunma bu dokümanların kanıt olarak kayda geçirilmesinin uygun olmadığını savunuyor, çünkü içerdikleri iddiaların kaynakları açıklanmıyor ve çok büyük bir ihtimalle işkence altında elde edilmiş bilgiler de içerdikleri varsayılmak…

Read More

Avukatlarımdan öğrendiğim kadarıyla, Bay Yeşilçalı hapishanede işkenceye maruz kalmıştır. 24 saat boyunca çıplak halde gözetlenen bir hücrede bırakılmıştır. Reddettiği halde elbiseleri çıkarılmış, bu esnada da yumruklanmıştır. İhtiyacı olan ilaçları alamamıştır. Burada saydığım saldırılar arkadaşımın yaşadıklarının sadece bir kısmı. Bu zulmün adı işkencedir. Mehmet’e işkence yapanları kınıyorum. Bu uygulama, sadece insan haklarına karşı işlenmiş bir suç değil, aynı zamanda Almanya’da geçerli olan yasaların da ihlalidir. Burada…

Read More

34. celseye, savunmanın bir itimat tercümanının görevden alınması talebiyle başlandı. Sözkonusu tercüman, şimdi savunmanın itirazına rağmen dil konusunda bilirkişi olarak görev almaya hazır olduğunu bildiren kardeşiyle geçmişte tercüman olarak yakın bir çalışma ilişkisi içinde olmuştu. Savunma, güven ilişkisinin, avukatlar ile müvekkilleri arsındaki iletişimin mahkeme karşısında gizliliği ilkesi açısından da, artık mevcut olmadığını açık bir biçimde ortaya koydu. Mahkeme başkanı, başlangıçta savunmanın bu tavrını kabul etmek…

Read More

Noel tatilinden önceki son gün nasıl bittiyse, 33. celse de öyle başladı. Üzerinden artık üç hafta geçmiş olmasına rağmen, 19 Aralık 2016 tarihli hakimlerin tarafsız olmadıkları gerekçesiyle reddi talebi hala karara bağlanmamıştı. Normalde hakimlerin tarafsız olmadıkları gerekçesiyle reddi talebinin mümkün olduğunca hızlı bir biçimde ele alınması gerekir. Mahkeme başkanı, duruşmaya yine de -reddedilen hakimlerle- devam edilmesi gerektiğine karar verdi ki savunma bu duruma itiraz etti….

Read More

16 ile 19 Aralık tarihlerinde görülen 31. ve 32. celselerde, TKP/ML’ye ait olduğu öne sürülen üstlenme metinleri ile parti ve eğitim dokümanlarının ağır bir tempoyla kayda geçirilmesine devam edildi. Sözkonusu belgelerin okunmasının mahkeme tarafından planladığı gibi çabucak gerçekleşmemesi, savunmanın Türk adli kovuşturma kurumlarının belgelerinin şüpheli kökeni, Türkçeden hatalı çeviriler ve diğer hatalar konusunda itirazda bulunmasıydı. Mahkeme heyeti bu itirazları birçok kez geri çevirdi: Savunmanın ortaya…

Read More

16.12.2017 tarihinde savunma, davanın giderilemeyecek bir muhakeme engeli nedeniyle düşürülmesi talebinde bulundu. Bu talebin arkasında, sanık Elma’yla avukatları arasındaki savunma postasının Mart 2015-Mayıs 2016 tarihleri arasında Kempten (Allgäu) Sulh Mahkemesi denetim hakimi tarafından herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın bir tercüme bürosuna verilmiş olması yatıyor. Bu tercüme bürosu, savunma postasının bir bölümünü Türkiye’de tercüme ettirmişti. Böylece savunma postası, bir kısmı Türkiye’deki -cezaya tabi olarak- sır saklamakla…

Read More

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi: Türkiye’deki durum davada herhangi bir rol oynamıyor: Ne 1980’de askeri cuntanın yaptığı darbe, ne 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi ve sonuçları, ne de Türkiye devletinin yapısı ya da güncel siyasi gelişmeler Yine TKP/ML’ye ait olduğu öne sürülen dokümanlar okunduğundan ve yargı sürecinin işleyişindeki çelişki ve hatalar savunma tarafından ortaya koyulduğundan, 29. celsede dikkate değer herhangi bir şey olmadıktan sonra, 12.12.2016 tarihindeki…

Read More

Nevi Şahsına Münhasır Bir Okuma: Özetler ve “İçindekiler” Bugünkü 28. celsede metinlerin kanıt olarak ele alınmasıyla ilgili tartışma şimdiye kadarki zirvesine ulaştı: Sözde parti tutanaklarından yer yer çeviriler ve içindekiler bölümleri okundu. Savunma, kaynak oluşturan metinlerin hangi bölümlerinin tercüme edileceğine, hangilerinin kelimesi kelimesine tercüme edilirken, hangisinin yalnızca özetleneceğine kimin karar verdiğinin belirsiz olmasını eleştirdi. Zira alındıkları metnin içeriğini hiçbir koşulda yansıtamayacak alıntılar böylece kanıt olarak…

Read More

“Garip ve gülünç derecede yanlış bir çeviri“ – Eyalet Yüksek Mahkemesine (mahkumiyet kararı için) yetiyor mu? Bugünkü 26. celsenin büyük bölümü, bir mahkeme tercümanının okunarak kanıt diye sunulan TMLGB tüzüğü olarak nitelenen bir metnin çevirisi hakkında verdiği ifadeyle geçti. Metnin orijinali Türkçe olduğundan, mahkemede Federal Suç Dairesi tercümanları tarafından yapılmış bir çevirisi okundu. Ve mahkeme tercümanı, sözkonusu çeviriyi denetledikten sonra, birkaç büyük hata olduğunu, ancak…

Read More

“Dokümanlar Mücadelesi” sürüyor Bugünkü 27. celsede verilen dilekçelerin, yapılan itirazların ve mahkemenin aldığı kararların ve okunan dokümanların hepsine tek tek değinmeden, birkaç ayrıntıyı ortaya koymaya değer: Savunma, TKP/ML’nin sekizinci kongresine ait olduğu öne sürülen metinden bölümlerin okunmasının ertelenmesini talep etti; zira kaynak teşkil eden Türkçe dokümanlar, Federal Savcılık ile Türk devleti arasındaki müphem bir bilgi alışverişi aracılığıyla “kazanılmıştı”. Savunma bir kez daha, Türk polisinin sağladığı…

Read More

Dr. Banu Büyükavcıve Müslüm Elma’nın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Gününe Yönelik Açıklamaları Erdoğan rejiminin izlediği son derece patriyarkal ve kadın düşmanı politika şu anda daha da şiddetlenmekte. Dr. Büyükavcı bu vesileyle ilk beyanına bir ek yaptı. Açıklamasına burada yer veriyoruz. Dr. Büyükavcı, mahkemenin Türkiye’deki dramatik gelişmeleri kendiliğinden gündeme getirmemesinden duyduğu şaşkınlığı dile getirdi. Müslüm Elma da yine bu konuya…

Read More

Temel Dokümanların Hatalı Tercümesi 24. celsenin büyük bir bölümü, TKP/ML tüzüğünün çevirisi hakkında mahkeme tercümanlarından birinin bilirkişi olarak ifade vermesiyle geçti. Tüzük, Federal Suç Dairesi tercümanları tarafından çevrildikten sonra Almanca olarak okunmuştu. Bilirkişi raporunun, bu şekilde meydana gelmiş olan çevirinin doğru olup olmadığı sorusuna yanıt vermesi gerekiyordu. Federal Suç Dairesi tercümanı büyük hatalar yapmakla kalmamış, aynı zamanda son derece taraflı bir çeviri yapmış, birçok şeyi…

Read More

Nymphenburger Straße’deki Mahkeme Binasına Geri Dönüş ve Dokümanlar Mücadelesi Bugünkü 23. celse yeniden Nymphenburger Straße’deki mahkeme binasında görüldü. Elbette başhakim üstüne basa basa, davanın geri naklinin “yalnızca Stettnerstraße’deki tutuklu hücreleri bölümündeki yapısal yetersizliklerin gözden geçirilebilmesi amacıyla” gerçekleştiğine işaret etti. Ayrıca, savunmanın kameralar aracılığıyla olası bir gözetlenmesinin mahkeme nezdinde hiçbir şekilde savunmanın kısıtlanması anlamına gelmediğini, çünkü mahkemenin “laptop’larına ya da öteki belgelerine bakmak” gibi bir arzusunun…

Read More

Duruşmalar 18.11.2016 cuma gününden itibaren, şimdiye kadar olduğu gibi, yine Nymphenburger Straße 16, 80335 Münih’ te (Stiglmaier Platz isimli metro durağı) bulunan adliye sarayında görülecektir. Mahkemenin davayı Münih hapishanesindeki yüksek güvenlikli duruşma salonuna taşımaya kalkışarak sanıkları “tehlikeli teröristler” olarak damgalama ve böylelikle davayı daha çok meşrulaştırma çabası, sanıkların ve savunmanın direnişi sayesinde böylece (şimdilik) engellenmiş oldu. Duruşmalar saat 9.30’da başlayacak.

Read More

Münih-Stadelheim Cezaevinin “Duruşma Hücresi” uygun değil Yirmi ikinci celse, Münih-Stadelheim Cezaevinin “yüksek güvenlikli bölümünde” görülen ilk ve şimdilik son duruşmaydı. Savunma avukatları, önceden 7 Kasım 2016 tarihli dilekçede de olduğu gibi, mekanın mahkemenin görülmesine hiç müsait olmamasını ve ayrıca sanıkların kabul edilemeyecek bir biçimde peşinen cezalandırılarak “tehlikeli teröristler” olarak damgalanmasını eleştirdi. Ayrıca, “mahkeme hücreleri”nin, yani sanıkların duruşma günü boyunca, sabah getirilmelerinin ardından, verilen aralarda ve öğle…

Read More

“Bu bize Tanrının bir lütfudur.” sözünden sonra başarısız darbe girişiminin yarattığı siyasal-toplumsal iklime yaslanan diktatör Erdoğan’ın Türkiye’yi sürüklediği yer açıkça kurumsal faşist bir diktatörlük rejimidir. Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonla muhalif son gazetede susturuldu. Büyükşehir Diyarbakır Belediyesi başta olmak üzere 28 Kürt Belediyesi gasp edilerek %55-90 oranıyla seçilen başkanlar ve meclis üyeleri tutuklandı. Muhalif bütün akademisyenler Üniversitelerdeki işlerinden alınarak kimileri tutuklanmış bulunuyor. Bütün rektörlük seçimleri kaldırılarak…

Read More

Sayın Mahkeme Heyeti Türkiye’deki güncel gelişmelere ilişkin aşağıdaki açıklamayı zorunlu görüyorum. HDP Eş Genel Başkanı sayın Selahattin DEMİRTAŞ ve sayın Figen YÜKSEKDAĞ’ın yanısıra 8 Milletvekili’de tutuklanmış durumdadır. Sayın Figen YÜKSEKDAĞ aynı zamanda duruşmalarımızı izlemek için buraya gelen milletvekillerinden biridir. Müslüm ELMA SAYIN MAHKEME HEYETİ Duruşmalara çıktığımız andan itibaren her fırsatta şu gerçekleri dile getirdik. Bu dava hukuki değil, siyasidir. Devlet terörüne karşı direnmek bir haktır….

Read More

Sanıkların Türkiye’de HDP Liderlerinin Tutuklanmasıyla İlgili Açıklamaları Duruşmanın başında savunma, sanıklara Türkiye’de muhaliflerin kitleler halinde tutuklanmasıyla ilgili açıklama yapma olanağının tanınmasını talep etti. Ardından Müslüm Elma ve Seyit Ali Uğur açıklama yaptı. Açıklamalar burada yalnızca Türkçe olarak aktarılıyor, zira mahkeme tercümanlarının Almancaya çevirileri kısmen taraflıydı ve açıklamaların tamamının kendimize ait bir çevirisi henüz mevcut değil. Davaya 14.11.2016 Pazartesi günü Stettenerstraße 10, Münih adresinde devam edilecek.

Read More