Kategori: Anträge der Verteidigung (tr)

Bilirkişi Prof. Dr. Neumann mahkemede dinlenmesi sırasında Ermeni kökenli gazeteci Hrant Dink’in 2007 yılında İstanbul’da öldürülmesiyle ilgili olarak, emniyet makamlarının bir kısmının Hrant Dink’e yönelik cinayet planlarını başından itibaren bildiklerini, hatta bu kişilerin olaya bizzat karışmış olabileceklerini, ancak ayrıntıların bilinmediğini beyan etmiştir. Bilirkişinin verdiği bu bilgilere ek olarak, emniyet müdürlüklerinde çalışmış olan ve bugün toplum tarafından tanınan polis memurlarının Hrant Dink’e yönelik cinayet planlarından haberdar…

SAYIN MAHKEME HEYETİ Sayın Avukatlarımın daha önce kalmış olduğum Kempten hapishanesinde uygulanan tecrit politikasına ilişkin yapmış oldukları açıklamaya Sayın İddia Makamının vermiş olduğu yanıt, bu açıklamayı yapmamı zorunlu kılmıştır. Hatırlanacağı gibi tecrit denilen bu gayri insani uygulamalara ilişkin ilk savunmamda da kısa bir açıklama yapmıştım. Düşüncelerimi ortaya koymadan önce iddia makamının iddialarını yeniden hatırlatmak istiyorum.  1. I (….) Sanığın iç- ve dış bağlantılarını belirleyen tutukluluk…

Prof. Dr. Neumann mahkemede dinlenirken Türkiye’de yargının ve polis teşkilatına bağlı terörle mücadele birimlerinin hukuk devleti ilkesi uyarınca çalışıp çalışmadıkları sorusuna vermiş olduğu cevaba dair müdafilerin verdikleri beyandır. “Prof. Neumann’ın açıklamalarına göre, bugün hukuk devletinin tehlikede olduğundan söz etmek olanların üstünü örtmek demektir. Söylenmesi gereken hukuk devletinin ortadan kalktığıdır.”   – 7 St 1/16 – bilirkişi Prof. Dr. Neumann mahkemede dinlenirken Türkiye’de yargının ve polis…

Türk güvenlik teşkilatlarına ait delillerin kayda geçirilmesine savunmanın itirazı 35. celsede, savunma, Türk kurumlarının Federal Başsavcılığa ilettiği belgelerin kanıt olarak kayda geçirilmesine itiraz etti. İtirazı burada küçük değişikliklerle belgeliyoruz. (Ne yazık ki belgenin tamamını çevirme olanağımız yok.) Savunma bu dokümanların kanıt olarak kayda geçirilmesinin uygun olmadığını savunuyor, çünkü içerdikleri iddiaların kaynakları açıklanmıyor ve çok büyük bir ihtimalle işkence altında elde edilmiş bilgiler de içerdikleri varsayılmak…

16.12.2017 tarihinde savunma, davanın giderilemeyecek bir muhakeme engeli nedeniyle düşürülmesi talebinde bulundu. Bu talebin arkasında, sanık Elma’yla avukatları arasındaki savunma postasının Mart 2015-Mayıs 2016 tarihleri arasında Kempten (Allgäu) Sulh Mahkemesi denetim hakimi tarafından herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın bir tercüme bürosuna verilmiş olması yatıyor. Bu tercüme bürosu, savunma postasının bir bölümünü Türkiye’de tercüme ettirmişti. Böylece savunma postası, bir kısmı Türkiye’deki -cezaya tabi olarak- sır saklamakla…